BESİCİLERİMİZ İÇİN KISA BİLGİLER

 

* Hayvanların verim gücü ırk özellikleri ile sınırlıdır. Kalıtsal yapısı günde en çok 1 kg ağırlık artışına uygun bir besi sığırına ne kadar iyi bakılırsa bakılsın daha fazla ağırlık artışı sağlanamaz. Kısa sürede daha az yemle daha fazla canlı ağırlık artışı sağlamak için uygun ırkları seçmek gerekmektedir. (ör;simental vb)

* Genç hayvanlarda ağırlık artışı et, yaşlılarda ise yağ şeklinde olur.Yağ birikimi ete göre daha fazla yem gerektirir. Kısaca yaşlı hayvanların 1 kg. canlı ağırlık için yedikleri yem genç hayvanlardan daha fazladır.

* Besiye alınacak hayvanlarda büyüme hızının en yüksek olduğu genç hayvanlar tercih edilmelidir.

* Buzağılık döneminde iyi beslenemeyen, uzun süreli hastalık geçirmiş hayvanların iskelet yapıları zayıf olur. Bu hayvanlarda istenilen canlı ağırlık artışı olmaz. Bu sebeple; besiye alınacak hayvanlar satın alınırken iskelet yapılarına bakılmalı, sırt ve bel kısımlarının uzun ve geniş, sağrılarının da geniş olmasına dikkat edilmelidir. Zayıf hayvanlarda risk yüksektir, zayıflığın yem yetersizliğine bağlı olduğundan emin olunamazsa, iyi durumdaki hayvanlar tercih edilmelidir.

* Besicilikte verimliliği etkileyen en öneli faktörlerden birisi de uygun barınma ortamının temin edilememesidir. Doğu Anadolu hariç diğer bütün bölgelerde, güney yönü açık,yanları ve kuzey duvarları rüzgârlara karşı koruyucu, üstü sundurma ile yağmur kar ve yazın güneşten koruyucu tesisler besi için yeterlidir.

* Kapalı ahır yapılacaksa havadar,temiz ve kuru şartları sağlayacak şekilde düşünülmelidir.

 *  Ahırların havalandırılmasına dikkat edilmelidir. Pencere ve kapıları sıkıca kapatılan havasız ahırlarda hayvanlar,sağlıklı kalamaz, yemden yararlanma azalır ve canlı ağırlık artışı yavaşlar.

 * Ahırın çok sıcak ve rutubetli olasına izin verilmemelidir. Çok sıcak ahırlarda vücut sıcaklığı bünye dışına verilemez. Hayvanların iştahları azalır, yemden de yararlanamazlar. Sonuçta da istenilen canlı ağırlık artışı gerçekleşmez.

 * Ahır rutubetli değilse soğuktan korkulmamalı ve hayvanlar hava cereyanından korunmalıdır. Kapalı ahırlarda en uygun sıcaklık 10-15 °C’ler arasıdır. Bu sıcaklıkta hayvanlar en az yemle en çok canlı ağırlık artışı sağlarlar.

 * Ahır zemininin çok ıslak ve çamurlaşmış olması ağırlık artışını azaltır. Hastalıklardan korunmanın temel prensiplerinden birisi de temizlik ve hijyendir.

 * Besiye başlamadan önce ahır tabanına sönmemiş kireç serilmeli, kireç su ile ıslatıldıktan sonra bir süre beklenmeli, ertesi gün de kireç süpürüp toplanmalıdır.

 * Hayvanlarda sindirim faaliyetlerinin düzenli olabilmesi için, onlara yeterli miktarda kaba yem verilmelidir. Kaba yemler çok verilecek olursa hayvanlar iyi beslenemez, az verilirse de mide hastalıkları ortaya çıkabilir.

 * HİLVAN BESİ YEMİ, hayvanlara kaba yemle birlikte dengeli olarak, ihtiyaçları kadar ve alıştırılarak verilmelidir.

 

            

 

     BESİCİLERİMİZE TAVSİYELERİMİZ

* Besicilikte kâr, hayvan alımı ile başlar. Hayvanın, vücut yapısının ve dişlerinin sağlam olmasına dikkat edilmelidir.

* Sığır besiciliğinde en uygun besi çeşidi genç hayvan besisi, en iyi besi yaşı da sütten kesimden sonraki dönemdir.

* Genç sığırların besi döneminin 6-10 ay, yaşlı hayvanların ise 3-4 aydan fazla olmamasına önem verilmelidir. Ancak uygun olmayan ve enerji, protein, vitamin, mineraller yönünden de yetersiz ve dengesiz olan yemlerle beslenme sonucunda bu süre uzamakta ve sindirim sistemi ile ilgili sağlık problemleri doğurabilmektedir.

* Yemlere harici kesif yem ilavelerinin, karma yemin dengesini bozacağı, ayrıca da yararlanabilirliğini azaltacağı unutulmamalıdır.

* Yemle bir program dahilinde yapılmalı, sık sık günlük yem tüketimleri ile sağladıkları canlı ağırlık kazançlarını kontrol edilmelidir. Yeterli canlı ağırlık kazancı göstermeyenler diğerlerinden ayıklanmalıdır.

* Yemler; temiz, havadar, rutubetsiz ve serin depolarda, tahta ızgara üzerinde muhafaza edilmelidir.

* Hayvanlara düzenli aralıklarla sağlık testleri ve parazit muayeneleri yaptırılmalı, ayrıca verilecek suyun temiz, ılık (özellikle kışın) ve bol olmasına özen gösterilmelidir.

* HİLVAN BESİ YEMİ; kesinlikle suni bir yem değildir. Fabrikamızın üretmiş olduğu yemde zaten mevcut olan arpa, kepek ve küspe gibi maddeleri ayrıca dışarıdan eklemeye gerek yoktur.

       BESİCİLİĞİN KURALLARI (1)

* Unutmayalım ki hayvanların verim gücü ırk özellikleriyle sınırlıdır. Şöyle ki; kalıtsal yapısı bir günde en çok 1 kg ağırlık artışına uygun bir besi sığırından ne kadar iyi bakılırsa bakılsın daha fazla ağırlık artışı sağlanamaz.Kısa sürede, daha az yemle daha fazla canlı ağırlık sağlamak için ırklar doğru    seçilmelidir.

* Genç hayvanlarda ağırlık artışı et,yaşlılarda ise yağ şeklinde olur. Yağ birikimi ete göre daha fazla  yem gerektirir. Özet olarak yaşlı hayvanların 1 kg canlı ağırlık için yedikleri yem, genç hayvanlardan daha fazladır. Besiye alınacak hayvanlarda büyüme hızının en yüksek olduğu genç hayvanlar tercih edilmelidir.

* Buzağılık döneminde iyi beslenemeyen, uzun süre hastalık geçirmiş olan hayvanların iskelet yapısı zayıf olur. Bunlarda istenilen canlı ağırlık kazancı sağlanamaz. Besiye alınacak hayvanları satın alırken iskelet yapılarına bakılmalı, sırt ve bel kısımlarının uzun ve geniş, sağrılarının da geniş olmasına dikkat edilmelidir.

* Zayıf hayvanlarda risk yüksek olur. Zayıflığın yem yetersizliğine bağlı olduğundan emin değilsek, iyi durumdaki hayvanlar tercih edilmelidir.

* Nakiller, açlık, susuzluk, hava değişikliği, yorgunluk gibi nedenler hayvanlarımızda strese neden olur. Nakiller sırasında çarpma ve sürtünmeler sonucu tırnaklarda çatlaklar,ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında çizik ve bere şeklinde yaralanmalar meydana gelebilir. Bu yaralar en kısa sürede tedavi edilmeli, vücuda mikropların girip, irinli apseleşmelerin oluşması engellenmelidir. Belirtilen stres faktörleri hayvanın direncini düşürür. Akciğer hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalık nakil sonrası karşılaşacağımız problemlerin başında gelir.

Besicilikte verimliliği artıran önemli faktörlerden birisi de uygun barınma ortamının temin edilmesidir.

 * Ahırın havalandırılmasına dikkat edilmelidir. Pencere ve kapıları sıkıca kapatılan havasız ahırlarda hayvanlar sağlıklı kalamaz. Yemden yararlanma yavaşça düşer ve canlı ağırlık artışı yavaşlar.

* Ahırın çok sıcak ve rutubetli olmasına izin vermeyin. Çok sıcak ahırlarda vücut sıcaklığı dışa verilemez. Hayvanların iştahları azalır. Yemden yeterince yararlanamaz, istenilen canlı ağırlık artışı olmaz. Ahır rutubetli değilse soğuktan korkulmamalıdır. Hayvanlar hava cereyanından korunmalıdır. Kapalı ahırlarda en uygun sıcaklık10-15 ºC arasındadır,bu sıcaklıkta hayvanlar en az yemle en çok canlı ağırlık artışını sağlar.

* Ahır zemininin çok ıslak, çamurlaşmış olması ağırlık artışını azaltır. Hastalıklardan korunmanın temel prensiplerinden birisi de temizliktir. Besiye başlamadan önce ahır tabanına sönmemiş kireç serilmeli, su ile ıslattıktan sonra bir süre beklenmelidir.  Ertesi günü süpürülüp toplanmalıdır. Zemin bol su ile yıkanmalı, duvar ve tavandaki çatlaklar tıkandıktan sonra sönmemiş kireçle badana yapılmalıdır.

             BESİCİLİĞİN KURALLARI (2)

* Yemlik ve suluklar temizlenmelidir.

* Hayvanlar bulaşıcı hastalıklara karşı aşılatılmalıdır.

* Besi için alınan hayvanlarda iç ve dış parazit olma ihtimali çok yüksektir. Parazitler hayvanların yemlerine ortak olur. Bu hayvanlar yemden yararlanamaz, canlı ağırlık artışları azalır, yapılan aşılar tam bir bağışıklık sağlamaz.  Aşıları yapıldığı halde hasta olabilirler.Bu nedenle besiye başlarken hayvanlar parazitlere karşı ilaçlanmalıdır.

* Hayvanların sindirim faaliyetlerinin düzgün olabilmesi için yeterli miktarda kaba yem verilmesi gerekir. Kaba yemler çok verilecek olursa hayvanlar iyi beslenemez, az verilirse mide hastalıklarına yakalanırlar.

* Kesif yemler kaba yemlerle birlikte, dengeli olarak hayvanlara ihtiyaçları kadar ve alıştırılarak verilmelidir.Birden bire fazla miktarda verilirse sindirim bozukluklarına yol açar.

* Uygun şartlarda muhafaza edilmeyen yemler bozulur, küflenir. Kemirgenler, kuşlar ve diğer zararlılar yemleri kirletirler. Böylece yemler hayvanlarınızı hastalandırır, beside verim düşüklüğü olur.

 Bunun için ;

Yemler rutubetsiz,serin ve havadar yerlerde muhafaza edilmelidir.o   Kesif yemleri torbalanmış olarak alıyorsak, torbalar tahtadan yapılmış ızgaralar üzerine duvarlara yaslamadan, aralarında hava boşluğu(30 cm kadar) olacak şekilde yerleştirilmelidir.

* Ani yem değişiklikleri sindirim bozukluklarına yol açar. Besi başına da kaba yem ağırlıklı rasyon tercih  edilmeli, kesif yem miktarı azar azar artırılmalı, besi sonlarında kesif yem ağırlıklı rasyon kullanılmalıdır.

* Besiye alınan hayvanların sağlığı, besi de karlılığı etkileyen faktörlerin başında gelir.Besiye başlamadan önce veteriner hekime baş vurarak hayvanlar sağlık kontrolünden geçirilmelidir. Sonradan pazardan alınan hayvanlar besiye katılmamalıdır. Mutlaka besiye katmamız gerekiyorsa 2-3 haftalık bir karantinadan sonra besiye katılmalıdır.

* Bilindiği gibi beside amaç kısa süre de en ucuz ve fazla eti elde etmektir. Bu nedenle tedaviye cevap vermeyen yada beklenilen performansı gösteremeyen hayvanlar besiden çıkartılmalıdır.

* Hayvanların hastalıklara yakalanmaması için koruyucu tedaviye önem verilmelidir.

            Öncelikle;

* Bulaşıcı hastalıklara karşı aşılanmalar tamamlanmalı

* Paraziter hastalıklara karşı ilaçlama yapılmalıdır.
 

                PARAZİTLİ HAYVANLARDA GÖRÜLEN BELİRTİLER             

  •   İştahın iyi olmasına rağmen hayvanın gelişimi yavaşlar, kansızlık ve kaslarda zayıflık vardır,
  •  Kıllar karışık ve mattır,
  •  Zaman zaman kabızlık ve ishal görülebilir,
  •  Solucan olan buzağılarda ağız ve ahır havası sarımsak kokar,
  •  Buzağılarda sara benzeri nöbetler görülür,
  •  Çene altında şişlikler olabilir,
  •  Öksürük görülebilir,
  •  Solunum sayısında artış, nefes darlığı görülebilir. İleri durumlarda hayvan ağzını açarak nefes alır,
  •  Hastalıklara karşı vücut zayıf düşer. 

               Ayak ve Tırnak Problemleri

Ayak ve tırnak problemleri olan inekler, sağlıklı ineklere oranla daha uzun servis periyoduna, daha düşük gebelik oranına ve bunlara bağlı olarak ta daha uzun buzağılama aralığına sahip olmaktadırlar. Ayrıca, tırnak problemleri yaşayan ineklerin günün önemli bir kısmını yatarak geçirdiklerini ve yatar vaziyette iken,ayaklarını sık sık ileri doğru uzattıklarını, ayakta iken, problemli ayaklarını öne doğru attıklarını ve ara sıra silkelediklerini görmek rahatlıkla mümkündür. Diğer taraftan meme dokusunu arka ayakları arasına alarak yatmaları, mastisis problemine de zemin oluşturmaktadır.

      Ayak-Tırnak problemlerinin bakım ve barındırma ile ilişkisi

Bakım ve barındırma,topallık probleminin oluşmasında oldukça büyük önem taşımaktadır. Özellikle buzağılama mevsiminde havalandırması yetersiz, nemli, sert zemine sahip ve sabit bağlı sisteme dayalı barınaklarda, tırnak tabanı kanamaları ve topuk çürümelerine sıkça rastlanmaktadır. Diğer taraftan, aşırı kuru havaya sahip ahırlarda barındırılan ineklerde tırnak çatlamaları ve tırnak ucu kırılmaları görülmektedir. İlkine buzağılamış ineklerin buzağılama mevsimi başlangıcında günün önemli bir kısmını ayakta geçirdikleri gözlenmiştir. Ayakta duruş esnasında vücudun tırnaklar üzerinde yarattığı baskı, zamanla topallığın ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır. 

Bir ineğin günlük olarak kullandığı alanın konforlu olması ineğin yerde yatarak geçirdiği zamanı artırmak suretiyle, tırnak problemleri riskini azaltmaktadır. Ayakta duran ineklerde, arka bacaklarındaki duruş bozuklukları, tırnak taban yüksekliği, ayak bileklerinin yumuşaklık derecesi ve arka dizlerde etlilik durumu topallığın ortaya çıkmasında diğer etkenler olarak görülmektedir. 

    Ayak-Tırnak problemlerinin besleme ile ilişkisi

Kaba yemce fakir, kesif yemce zengin rasyonlarla beslenen ineklerde, tırnak tabanındaki kılcal damarların bulunduğu bölgede incelmeler ve hassasiyet artışı meydana gelmektedir.

Hassas tırnak tabanındaki kılcalların herhangi bir dış etki sonucu zarar görmesi durumunda bu bölgeden sızıntıların meydana gelmesi kaçınılmazdır. Aşırı kesif yemle beslenen ineklerde dışkıdaki su miktarı artmakta ve dışkı dağınık şekilde düşüş göstermektedir.Bu durum, tırnak tabanı ve topuk kısmında sızıntı bölgelerinden hastalık etkenlerinin vücuda girmesine, dolayısıyla da topallığın ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.

Buzağılama döneminde yapılan besleme rejimi oldukça büyük önem taşımaktadır. Bu dönemde fazla miktarda kesif yem yemesine karşılık, gün içinde yalnızca birkaç saat sınırlı kaba yem yiyen ineklerde tırnak problemleri daha çok görülmektedir.

              Ayak Ve Tırnak Problemleri Yaşamamak İçin

* Barınaklarınızda havalandırmanın yeterli olup olmadığınım kontrol ediniz.

* Hayvanlarınızı uzun süre sert zemin üzerinde bağlı tutmayınız.

* Ahır duraklarında hayvanı rahat ettirmek için bol altlık kullanınız.

* Ahır içi ve gezinti alanında hayvanın ayaklarına zarar verebilecek maddeleri kaldırınız.

* Hayvanınıza bol kaba yem veriniz.

* Hayvanlara yedireceğiniz kesif yem miktarının her 100 kg canlı ağırlık için 2 kg'ın üzerinde olmamasına dikkat ediniz.

* İneklerin dışkı yapısını takip ediniz.

* Yılda iki kez hayvanların tırnak bakımını yapınız.

* Özellikle ilkbahar mevsiminde ahır kapısına ayak banyosu için havuz inşa ediniz.

* Günlük olarak ineklerin ayak ve tırnaklarını kontrol ediniz.

* İneğin dış görünüşüne göre sınıflandırmasını mutlaka yaptırınız.

* Arka ayaklarında duruş bozukluğu olan, tırnak taban yüksekliği düşük veya aşırı yüksek olan ineğiniz  için, bu kusurunu yavrusunda giderebilecek boğa spermasını veteriner hekiminizden isteyiniz.

* Ayak problemi olan ineğinizi sürüden ayrı bir yerde barındırarak tedavi ettiriniz.

* İlkine buzağılayan ineklerinizin beslenme ve bakımlarına azami dikkati gösteriniz.

 

Copyright © 2014 RAMAŞ A.Ş HİLVAN YEM SANAYİİ Tüm hakları saklıdır
Tasarım & Uygulama : İmza Yazılım
Yönetim Paneli | Webmail | İletişim